Ağız kokusundan kurtulun !

Ağız kokusundan kurtulun !

Ağız kokusu hepimizin sorunları arasında yer alır.Alkol ve sigara kullanımı, aşırı çay ve kahve tüketimi, mide sorunları vs. olmak üzere bir çok nedene bağlı olan ağız kokusundan kurtulmak isteyenler için yararlı olabilecek bilgiler…

Ağız kokusu nedir?

 

Birden fazla kişi, günün her hangi bir saatinde, yakın temasa gerek olmadan, ayni bireyin ağzında çirkin koku tespit ediyorsa ve bu durum en az birkaç ay boyunca kesintili veya kesintisiz olarak devam ediyorsa, bireyin kendisi bu çirkin kokuyu duymuyor olsa bile bu klinik tabloya ağız kokusu ismi verilir.

Yani ağız kokusu, eğer ağızdan geliyorsa artmış bakteri faaliyetlerinden ibarettir, fakat iltihap değildir. Ağız kokusu bulaştırılamaz. Ağız kokusunun muafiyeti ve bağışıklığı yoktur. Yani hiç kimse benim ağzım kokmaz diyemez. Her kesin az veya çok olmak üzere bir miktar ağzı kokar.

Her sağlıklı birey sabah uyandığında (ilk bir kaç saate kadar uzayabilen) bir süre boyunca kabul edilebilir seviyede ağız kokusu duyabilir. Bu özel durum fizyolojik kabul edilir, hastalık değildir. Gün içerisinde her sağlıklı bireyin ağzı, her zaman, (az veya çok) çirkin kokar. Bu koku bireyin kendisi dâhil birden fazla kişinin konforunu bozduğunda hastalık başlar. Aksi durumda hastalık değildir.

O halde ağız kokusu olgusunun patolojik olma sınırı, insan burnunun koku algılama sınırına indekslidir. Kantitatif karşılığı 50 ppb aromatik gaz konsantrasyonudur. Bu konsantrasyon, fizyolojik ve patolojik ağız kokusunun aritmetik sınırıdır. Bu sınırın altındaki koku, fizyolojiktir, tedavi edilmez.

Ağız kokusu endojendir. Yani vücudun içinde üretilir. Dışarıdan alınan bir maddenin ağızda bıraktığı koku ağız kokusu değildir. Soğan, sigara, kereviz ağız kokusu yapmaz. Sırası ile soğan sigara ve kereviz kokusu yapar.

Ağız Kokusu Çeşitleri

Tip 0 ağız kokusu (Doğal ağız kokusu)

Sabahları uyanıldığında duyulan, en çok bir kaç saat sonra kaybolan ağız kokusudur. Tedavi edilmesine gerek yoktur.

Tip 1 ağız kokusu (Dil kokusu)

Dilimizin yüzeyi tüylerle kaplı olan bir yer halısına benzetilir. Halının tüyleri arasına gizlenmiş bakterileri oradan temizlemenin ne kadar zor olduğunu hatırlayınız. Dilimiz de böyledir. Aşağıda yer halısının yüzeyini (solda) ve dilimizin yüzeyini (sağda) görüyorsunuz.

Halının yüzeyi Dilin yüzeyindeki girinti çıkıntılar Dilimizin yüzeyindeki bakterileri temizlemek zordur. Bu bakteriler salyadan gelen ve besinlerimizden gelen proteinleri parçalayarak çirkin kokulu gazlara dönüştürür. İşte Tip 1 ağız kokusunu oluşturan bu gazlardır. Ağız kokusuna sebep olan bu gazlar genellikle kükürt içerir. Tip 1 ağız kokusuna bakteri temin eden kaynaklar vardır. En sık rastlananları köprüler ve iltihaplı diş ve dişetleridir.

Tip 1 ağız kokusundan korunmak için:

Dilinizi fırçalayınız.

Köprülerinizin gövde altının açık yapılmasını isteyiniz.

Ağzınızda iltihap bekletmeyiniz. Tedavi olunuz.

Alkol ve alkol içeren hiçbir şeyi kullanmayınız.

Bilhassa diş köprüleri dile takılmasın, altında boşluk bulunmasın diye gövde altı kapalı olarak yapılması arzu edilir. Bu uygunsuz istek ağız kokusunun en önemli sebebidir. Diliniz takılsa bile, alışıncaya kadar köprünün altında diliniz ile hissedebileceğiniz bir boşluk kalsa bile köprü gövdesinin altını açık olarak yapılmasını talep ediniz. Yanlışlıkla kapalı yapıldı ise diş hekiminizden köprü gövdesinin altının açılmasını isteyiniz.

Alkol ağız kokusunu artırır. Maalesef ağız gargaralarının neredeyse hepsinin içerisinde alkol bulunmaktadır. Hatta pastilerin bile yapısına alkol konulmaktadır. Ağız kokusundan kurtulmak istiyorsanız alkollü olan hiçbir şeyi kullanmayınız.

Tip 2 ağız kokusu (Burun boğaz kokusu):

Ağıza komşu dokuların iltihap ve allerjik hastalıkları ağız kokusuna sebep olur. En sık rastlananlar sinüzit (sinüslerin iltihabı), farenjit (yutak iltihabı), tonsillit (bademcik iltihabı)dir.

Tip 3 ağız kokusu (sindirim kanalı kokusu):

Mideden yemek borusuna gaz sızıntısı Mideyi yemek borusuna bağlayan şfinkter adı verilen bir kapak vardır. Midedeki gazlar bu kapaktan sızarak bireyin ağzına yükselir fakat bireyin bundan haberi olmayabilir. Bu bir ağız kokusu sebebidir. Besinleri parçalayabilmek için mide ve barsak sisteminde çok sayıda enzim salgılanır. Bu enzimler karbonhidratları, proteinleri ve yağları daha küçük moleküllere parçalar. Eğer sindirim sistemindeki enzimlerin bazıları eksik ise veya sindirim sistemi her hangi bir sebep ile görevini tam olarak yapamıyorsa, besinleri gerektiği gibi sindiremiyorsa, bağırsaklarımızdaki bakteriler besin maddelerini parçalayarak çirkin kokulu gazları ortaya çıkarırlar. Bu gazlar midemizden ve yemek borumuzdan yukarı doğru yükselerek Tip 3 ağız kokusuna sebep olur.

Bu konuda şöyle bir deney yapılmıştır: 14 gönüllü bireyin midelerine 1 litre karbondioksit gazı doldurulmuş, daha sonra midelerinden ağızlarına gelen karbondioksit gazı ölçülmüştür. Bireyler geğirmedikleri halde yatarken 1 dakikada 0.12 mililitre, otururken 0.68 mililitre gazın ağza geldiği tespit edilmiştir. Sindirim enzimleri ve sindirim fonksiyonları bozulmuş bireylerde bağırsakta biriken çirkin kokulu gazlar işte bu şekilde bireyin ağzına gelebilmektedir. Barsak parazitleri de ağız kokusu yapabilir.

Tip 4 ağız kokusu (Nefes kokusu)

Alt solunum yolundan gelen kokulu gazlar Bu kokunun iki çeşidi vardır. Birincisi akciğer veya bronşlarda iltihap bulunduğu zaman iltihaba ait olan çirkin kokulu gazların solunum havasına karışması ile meydana gelir. Diğeri ise kan biyokimyası bozulduğunda akciğerden dışarı atılan gaz maddelerin kokulu kimyasal bileşikler içeriyor olması ile mümkündür. Nefesin kokması için akciğerde veya alt solunum yolunda infeksiyon bulunması şart değildir. Böbrek hastalarında, şeker hastalarında, gut hastalarında ve diğer metabolik hastalıkları bulunan bireylerde kan biyokimyası bozulduğu için nefes kokulu olabilir. Kilo vermek için perhiz yapanlarda, zayıflama ilacı kullananlarda, kas geliştirmek için ilave amino asit kapsülleri kullananlarda ve sürekli olmak şartı ile her türlü ilaç kullanımında nefes kokusu bulunabilir. Bazı ilaçlar nefesi balık gibi kokutur, bazıları aseton, bazıları ise amonyak gibi kokutur. Bazı hastalıklar veya bazı ilaçlar ise daha farklı ağız kokularına sebep olabilirler.

Tip 5 ağız kokusu (psikojenik ağız kokusu)

Bu tip vakalarda fizyolojik koku dışında ağız kokusu yoktur ama kendilerinde şiddetli bir ağız kokusu olduğunu zannetmektedirler. Çevresinden bir kişi elini burnuna götürse kendisinin ağız kokusundan rahatsız oldukları sebebi ile başka insanların burunlarını kapattıklarını zannedecek kadar duyarlıdırlar. Ayrıca kendi probleminin psikolojik olduğuna inanmazlar.

Ağzınızın koktuğunu nasıl anlarsınız?

 

İnsanlar kendi ağız kokularını bilmezler. Çünkü hep ayni gazı kokladıkları için alışmışlardır. Ağız kokusunu ölçen cihazlar vardır. Fakat onlar bile ağızdaki bütün çirkin kokulu gazları tespit edemezler. Örneğin fevkalade çirkin kokan karbon sülfür bu cihazlar ile çok zor tespit edilebilmektedir, veya çok az olarak tespit edilebilmektedir.

Ağzınızı başkasına isteyerek koklatmayınız. Hiç kimsenin ağzını isteyerek koklamayınız. Mutlaka kendi ağız kokunuzu bilmek istiyorsanız, bileğinizi yalayınız, biraz bekledikten sonra bileğinizi koklayınız.

Ağız kokusu nasıl önlenir?

(Altı kapalı ise) Köprülerinizi çıkartıp gövdelerinin altının kesilerek açılmasını ve köprünüzün yeniden yerine yapıştırılmasını veya köprünüzün tamamen yeniden yapılmasını diş hekiminizden talep ediniz.

(varsa) Bakteri plağı ve diş taşlarınızın temizlenmesini talep ediniz. Bunun ağız kokusuna faydası ortalama olarak %26-36 arasında değişir.

Diş nasıl fırçalanır: Her sabah kahvaltıdan sonra ve her gece uyumadan önce olmak üzere günde 2 defa, orta sert bir fırça ile yukarı-aşağı yönde en az 3 dakika boyunca dişler fırçalanmalıdır. Diş fırçalamanın ağız kokusuna etkisi yaklaşık %33 kadardır.

Dil nasıl fırçalanır: Dişlerinizi fırçalama işleminiz bitince , diş macununu yıkayıp ağzınızdan uzaklaştırmadan önce, dil fırçası veya dişinizi fırçaladığınız fırça ile dilinizi fırçalayınız. Dil fırçalarken dile bastırmadan, tahriş etmeden, kanatmadan, incitmeden, gayet kibarca, arkadan öne doğru fırçalayınız. Bulantı hissederseniz ara veriniz, nefes verirken veya nefes alırken kısa süreler ile fırçalamayı deneyiniz. Bulantıya ilerleyen günlerde alışacak ve hiç bulantı duymaz olacaksınız. Dil fırçalamanın ağız kokusuna etkisi yaklaşık %42 civarındadır.

Nasıl bir diş macunu: Çinkolu bir diş macunu kullanın.

Nasıl bir sakız: Eğer içinde çinko yok ise sakız ağız kokusunu artırır.

Nasıl bir gargara: Gargaralar en çok 1 hafta kullanılmalı ve daha sonra terk edilmelidir. Ayrıca hekiminize sormadan kullanmayınız. Ağız kokusu gargaralarında şu özellikler aranır: Hafif asit olmalıdır, mikrop öldürücü olmalıdır, içinde antiinflamatuvar bulunmasına gerek yoktur, hatta bulunmasa iyi olur. Alkol bulunmamalıdır, bitkisel katkı bulunmasında mahzur yoktur, çinkolu bir bileşik bulunmalıdır. Maalesef piyasamızda içinde çinko bulunan hiçbir gargara yoktur.

Etiketler:

« | »

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz