Cildiniz kışa hazır mı?

Cildiniz kışa hazır mı?

Uluslararası On Klinik Dermatoloji Uzmanı Dr. Şehin Sıtkı; aniden bastıran soğuklar nedeniyle dikkatleri soğuktan ve ani hava değişikliğinden en çok etkilenen bir organımıza “cildimize” çekiyor.

 

Kış mevsimi cildimizi nasıl etkiliyor?
Güneş ışınlarının zararlı etkileri göz önünde bulundurularak cildimize yaz aylarında büyük önem gösteriyor, kış aylarında ise ne yazık ki cildimizi çoğunlukla ihmal ediyoruz. Oysa ki vücudumuzun koruyucusu cildimiz; soğuk ve rüzgarlı havadan, kapalı – açık mekan değişimlerine bağlı ısı farklılıklarından, iç mekanlarda kullandığımız ısıtıcıların neden olduğu düşük nem ve kuru havadan, artan hava kirliliğinden olumsuz etkileniyor. Ayrıca vücut direncimizin düşmesine bağlı olarak bakteriyel ve viral döküntülü cilt enfeksiyonlarının sıklıkla kış aylarında ortaya çıktığını ya da nüksettiğini görüyoruz. Hava değişikliğine bağlı olarak kışın cildimizin nem ihtiyacı da değişecektir. Kışın nemlendirici kullandığımız halde cildimizde çatlakların oluşması, aknelerin artması ya da kılcal damarların belirginleşmesi cildimizin ihtiyaçlarına uygun nemlendiricileri kullanmadığımızın işareti olabilir.

Yazın memnun kalarak kullandığımız cilt temizleyicileri ve tonikleri kış mevsiminde hassaslaşan ve nem dengesini yitiren cildimizi tahriş edebilir, istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla cildimizin ihtiyacına uygun nemlendiriciler ve bakım ürünleri kullanmak için rastgele, kulaktan dolma bilgilerle değil uzman görüşünden faydalanarak hareket etmekte fayda var.

Kışın cilt problemleri artıyor mu?
Beden bölgesinde görülen akneler kış mevsimindeki başlıca şikayetlerden biri. Kış aylarında banyo alışkanlığının azalması, beslenme şeklinin mevsimsel değişimi, yağlı gıdaların fazla tüketimi, ısınmak amacıyla giyilen yünlü, naylon vb. kalın giysilerin vücudumuzu sararak cildimizin ter ve yağ ile uzun süreli temas etmesi; akne gibi yağ bezi hastalıklarının yaz aylarına kıyasla kış aylarında daha fazla görülmesine neden oluyor. Yün, deri, sentetik gibi çeşitli dokulardaki giysilerin ciltle hava almadan uzun süreli teması hassas ciltlerde reaksiyona yol açabiliyor.

Uygun şekilde ve doğru miktarda alındığı takdirde güneş ışınlarının bir çok cilt hastalığının tedavisinde yararlı olduğu ve insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisi de yadsınamaz bir gerçek. Dolayısıyla Sedef hastalığı gibi bir çok kronik ve stresin tetiklediği cilt rahatsızlıkları yaz aylarında aktif olmamakla birlikte, kış aylarında nüksediyor.

Bir diğer önemli nokta da cildimizin tüm organlarımızın kalkanı yani koruyucusu olduğu ve iç organlarımıza ait çeşitli hastalıkların ilk belirtilerinin cildimizde ortaya çıktığıdır. Dolayısıyla cildimizin her türlü uyarısına kulak vererek, olağan dışı belirtiler fark edildiğinde uzman bir dermatoloğa başvurulması gerekir.

Kış, cildimizi yenilemek için uygun fırsat
Kış aylarını cildin baharı olarak nitelendiren Dermatoloji Uzmanı Dr. Şehin Sıtkı, yaz ayları boyunca güneş ışınlarının olumsuz etkileri nedeniyle hasar gören cildimizi yenilemek için kış mevsiminin iyi bir fırsat olduğunun altını çiziyor;
“Kış ayları; yaz mevsimi boyunca güneş ışınlarının zararlı etkilerine maruz kalan cildimizin yenilenme ve canlanma zamanı. Ben kış aylarını, cildin baharı olarak nitelendiriyorum. Kış aylarını; yaz mevsimi boyunca güneş ışınlarının neden olduğu leke, elastikiyet yitimi (kırışıklık), kuruluk, sağlıksız cilt rengi gibi problemlerin tedavi edilmesi için değerlendirmekte fayda var. Uzman Dermatologlar tarafından uygulanacak medikal tedaviler, cilt bakımı ve kimyasal peeling gibi uygulamalar ile yazın tatsız anılarından kurtulmak ve ilkbahara tazelenmiş ve yenilenmiş olarak merhaba demek mümkün.”

Etiketler:

« | »

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz