Doğum kontrol hapını almayı unuttunuz mu

Doğum kontrol hapını almayı unuttunuz mu

1-DOĞUM KONTROL HAPLARI

Hapların koruma oranı nedir?
Düzenli olarak kullanıldıklarında koruyuculuk oranları yüzde 100’e yakın.

Hap kullanırken nelere dikkat etmeli?
İlk kutunun ilk hapı adet kanamasının tercihen 1’inci veya 2’inci günü alınmalı.
Haplar düzenli olarak kullanılırsa koruyuculuk o ay hemen başlar. Kutunun içindeki ilaçlar 21 gün sonunda bitiyor. Ardından 1 haftalık ara veriliyor ve 8’inci günde diğer kutuya başlanıyor. Ara verilen süre içinde genellikle kutunun bitiminden 2 gün sonra adet kanaması gerçekleşiyor.
Bir sonraki kutuya başlama zamanı genellikle adetin 4’üncü veya 5’inci gününe denk geliyor. Adet kanamasının ne zaman gerçekleştiği ise önemli olmuyor.
Hapların aynı saatte alınması şart değil. Fakat hap alma alışkanlığını korumak açısından belli bir saati belirlemek önemli.

Unutulursa ne yapılmalı?
İlacın günlük dozu unutulduğunda ertesi gün 2 adet birden alınmalı. Bu durumda koruyuculuk oranı azalmıyor. İlacın iki günlük dozu birden unutulduğunda o ay için koruma olmayabileceği düşünülmeli ve ek bir yöntem kullanılmalı. Ayrıca ara kanama olabileceği de bilinmeli.

Avantajları neler?
Hamilelikten koruması dışında adetlerin düzenli olmasını sağlıyor.
Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybmı önlüyor, adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltıyor. Adet sancısı, akne ve tüylenme sorunu da doğum kontrol hapı kullananlarda daha az görülüyor. Hamilelik oluşma riskinin azalması, dış gebelik ortaya çıkma ihtimalinin de azalmasını sağlıyor. Yumurtlama süreci baskılandığı için hap kullanan kadınlarda işlevsel yumurtalık kistleri de daha az görülüyor.

Dezavantajları nelerdir?
Çok düşük bir ihtimal olsa da pıhtılaşma eğilimini artırarak damar tıkanıklığına sebep olabilir. Ancak günümüzde kullanılan düşük doz ilaçlar sayesinde bu etki çok ender görülür hale geldi. Hapların adette düzensizlik, bulantı, kusma, iştahta artış, memelerde hassasiyet, baş ağrısı, sivilce, tüylenme gibi yan etkileri de olabilir.
Bu etkiler çok küçük oranda görülüyor, ilaçların bırakılmasıyla kayboluyor.

Haplar kansere yol açar mı?
Uzun süreli doğum kontrol hapı kullananlarda rahim ve yumurtalık kanseri görülme olasılığı yüzde 50 azalıyor.
Meme kanseri konusunda veriler çelişiyor. Haplar kısa süreli kullanımda (5 yıl ve daha az) muhtemelen meme kanserinin ortaya çıkmasında etkisiz.
Bu konudaki çalışmalar halen devam ediyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalardan çıkan en önemli sonuçlardan biri şu: Hap kullanımı meme dokusu içinde gelişmeye başlamış ancak belirti vermeyen kanser kitlesinin gelişimini hızlandırabiliyor.
Kar ve zarar oranı karşılaştırıldığında, hap kullanımından elde edilen kar, çok düşük olasılıkla ortaya çıkan bu etkinin vereceği muhtemel zarardan daha fazla.
Bu arada hapların rahim ağzı kanserleri üzerine direkt bir etkisi yok. Fakat yaptığı değişikliklerle rahim ağzmı HPV gibi rahim ağzı kanseri yapan virüslere karşı hassas hale getiriyor. Ancak düzenli smear testleri yaptıran kadınlar rahim ağzı kanserinden korunabiliyor.

Kimler hap kullanamaz?
Şu durumlarda kesinlikle hap kullanılmamalı:Hamilelik şüphesi veya hamilelik varlığında,Nedeni belirlenmemiş adet dışı kanama varsa,Damar iltihabı geçirilmişse veya daha önceden bu sorun yaşanmışsa,Damar tıkanıklığı varsa,Kronik karaciğer hastalığı varsa, Meme kanseri şüphesinde,Haç içindeki maddelere alerji varsa.

Emzirme döneminde hap kullanılabilir mi?
Anne sütünün miktarını azaltabileceği için emzirme döneminde alınmaları uygun değil. Emziremeyen anneler ise doğumdan 6 hafta sonra kullanmaya başlayabilir.
Daha erken başlandığında damarsal sorun ortaya çıkma riski var. Bu nedenle lohusalık döneminde kullanılması önerilmiyor.

2-DOĞUM KONTROL İĞNELERİ

Doğum kontrol iğneleri etkili bir yöntem mi?
Aylık ve üç aylık kullanılan iki ayrı doğum kontrol iğnesi var. Hamilelikten koruma oranı yüzde 100’e yakm. Üç aylık iğneler 12 hafta, aylık iğneler ise 4 hafta arayla kalçadan veya koldan kas içine enjekte ediliyor. Ük uygulamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçip iğne uygulamasında bir sakınca olup olmadığı belirlenmeli. Herhangi bir engel yoksa adetin ilk 5 gününde iğne yapılabiliyor.
Düşük veya kürtaj sonrasında ise ilk bir hafta içinde uygulanabiliyor. Doğum sonrasında emzirmeyenlerde ilk 3 hafta içinde, emzirenlerde ise ilk 3 ay içinde ilk enjeksiyon uygulanmış olmalı.
Üç aylık iğneler yumurtlama sürecini devre dışı bırakarak etki eder. Aylık iğneler ise içeriklerindeki östrojen sayesinde düzenli olarak adet görülmesini sağlar.

İğnelerin ne tür dezavantajları var?
Üç aylık iğneler kadında belirgin adet kanaması değişikliklerine neden oluyor.
Üç aylık iğnelerin bir enjeksiyonu sonrasında bile kadınların yüzde 50’sinde adetin tümüyle kesilmesi sorunu gözlenirken, 4 enjeksiyon sonrası kadınların yaklaşık yüzde 75’i adet görmüyor. Ancak bu değişiklikler menopoza girildiğine işaret etmiyor. 3 aylık iğneler bazen de lekelenme tarzında ara kanamalara neden oluyor.
Bu durum da geçicidir ve şikayetlerin belirgin olduğu durumlarda doktor tarafından ek östrojen takviyesi verilmesiyle ara kanamalar düzeltilebiliyor.
Üç aylık iğnelerin aksine aylık iğnelerde ise adet düzeni sıklıkla devam ediyor ve ortalama 28 günde bir adet kanaması görülüyor. Ancak doğum kontrol haplarında olduğu gibi kullanımın ilk aylarında lekelenme tarzında ara kanamaları gözlenebiliyor. Bunların yanı sıra iştah artışına bağlı olarak kilo alımı görülüyor.

Avantajları neler?
Her iki iğne de yumurtlamayı devre dışı bıraktığı için sancılı adet görme, adet öncesi gerginlik, yumurtlama ağrısı gibi sorunları ortadan kaldırıyor.
Yine endometriozis hastalığı olanlarda bu etki sayesinde hastalığa bağlı ağrıda gerileme gözleniyor. Adet kanamasını azaltan, hatta yok eden etkileri demir eksikliğine bağlı anemi (kansızlık) riskinin de belirgin şekilde azalmasını sağlıyor. Miyomları olan ve buna bağlı aşırı kanamaları olan kadınlarda 3 aylık iğne uygulamaları kanamaların azalmasına ve böylece ameliyatla rahmin alınma zorunluluğunun ortadan kalkmasına önemli katkılarda bulunabiliyor. Doğum kontrol iğneleri yumurtlamayı devre dışı bırakmaları nedeniyle kadınlarda doğurganlık çağında sık görülen fonksiyonel (yumurtlama işlevinin yanda kalmasından kaynaklanan) yumurtalık kistlerinin daha az görülmesini sağlıyor. Endometrium (rahim iç tabakası) ve I yumurtalık kanserinden f koruyucu etkiler gösteriyor.

Hangi durumlarda kullanılmaz?
Nedeni açıklanamayan vajinal kanamada,3 aylık iğnelerde meme kanseri, aylık iğnelerde ise meme, rahim ve diğer östrojene bağlı geliştiği düşünülen kanser türlerinde,İlacın içindeki etken I maddeye ya da maddelere karşı alerji öyküsünde,Aylık iğneler daha önce ya da şu anda damar tıkanıklığı ile seyreden hastalığı olanlarda (kalp krizi, inme gibi),Kronik karaciğer hastalığı olanlarda,Hamilelikte,Doğum kontrol hapı kullanımında, Safra kanallarının tıkanmasına bağlı sarılık öyküsü olanlarda.

İğneler kimler için ideal?
Üç aylık iğnelerin en uygun kullanım alanları emzirme döneminde olan, kalp-damar ve karaciğer hastalıkları nedeniyle östrojen içerikli aylık iğne veya doğum kontrol haplan kullanamayan ve östrojen kullanımının sakıncalı olabileceği diğer bazı hastalıkları olan kadınlardır. Yine adet görmemeyi bir avantaj olarak gören kadınlar için de üç aylık iğneler çok uygundur. Aylık iğnelerin etki mekanizmaları ve yan etkileri doğum kontrol haplarıyla benzeşiyor. Fakat günlük hap kullanımmm verdiği sıkıntı, unutma riski ve başka kişilere yakalanma korkusu nedeniyle doğum kontrol hapı kullanmak istemeyenler için bir numaralı seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

3) CİLT ALTI İMPLANTLARI

Cilt altı implantlar kaç yıl koruma sağlıyor?
Genellikle sol üst kolun iç kısmma yerleştirilen cilt altı implantlar her gün belli miktarda progesteron salgılayarak 5 yıl kadar korunma sağlıyor. Koruma yüzdesi çok yüksektir. Ancak diğer progesteron içeren yöntemler gibi adet kanamalarında düzensizlik, ödem, gerginlik ve göğüslerde şişkinlik gibi bazı yan etkileri olabiliyor. Küçük de olsa, bazen lokal anestezi gerektirebilen cerrahi bir işlemdir. Ayrıca çıkartılması için de benzer bir cerrahi işlem yapılıyor.

4) ACİL DURUM PAKETİ

Hamilelik şüphesi oluştuğunda acil korunmak için hangi yöntemlere başvuruluyor?
Acil korunma 2 şekilde uygulanabiliyor.Ertesi gün hapı ve spiral takılması. Uygulamanın ilişkiden sonraki 72 saat içinde yapılması gerekir. Her iki yöntem de olası bir hamilelik için hazırlanmış rahim iç tabakasının niteliklerini bozarak etki ediyorlar. Bazen döllenen yumurta hücresinin rahim içine yerleşmesini engelleyerekte etki edebiliyorlar. Koruyuculuk oranı ilk saatlerde uygulandığında çok yüksek. Ancak süre arttıkça oran düşüyor. 72 saat sonrasında koruyuculuğu çok aşağıya iniyor. Acil koruma yöntemleri özel durumlarda uygulanmalı, alışkanlık haline getirilmemeli.

5) SPİRAL

Spiral nedir?
Rahim içine sığacak büyüklükte tasarlanmış T şeklinde bir alettir. Plastik gövdenin etrafına bakır tel sanlı oluyor. Bazı spirallerde bakır yerine progesteron hormonu eklenmiş oluyor. Spiral rahim içine yerleştirildiği andan itibaren burada yabancı bir madde olarak algüanıyor ve bölgede iltihabi bir reaksiyon oluşturuyor. Bu iltihabi reaksiyon rahim içine ulaşan spermlerin etkisiz hale gelmesini sağlıyor ve hamilelik önleniyor.
Yumurtlama süreci devam ediyor. Rahim içi aracın koruyuculuğu takıldığı anda başlıyor ve çıkarıldığında kısa sürede bitiyor. Spirallerin çoğu en az 5 yıl koruyor.

Spiral düşükten, kürtajdan veya doğumdan hemen sonra da uygulanabiliyor. Ancak en uygun zaman adet kanamasının son günleridir. Spiral çıkarıldıktan hemen hamile kalma şansı başlıyor.

Kimler için uygun değil?
Spiral takıldıktan sonraki ilk aylarda genital enfeksiyon görülme olasılığını yükseltiyor. Hamilelik şüphesi, yöntemin uygulanmasına kesin bir engel teşkil ediyor. Anormal kanaması olan kadınlara kanama nedeni tespit ve tedavi edilmeden spiral takılmamalı. Bu yöntemi bakıra alerjik olduğu bilinen veya çok ender görülen bakır metabolizması bozukluğu olan kadınlar kullanamazlar. Bakirli spiraller hemen tüm kadınlarda kanama miktarım ve gününü artırıyor. Adet döneminin daha ağrüı geçmesine neden olabiliyor.
Her iki durum da spiral kullanımın ilk aylarında nispeten sık görülüyor ve ilaçlarla giderilebiliyor. Uzun dönemde spirallerin kendiliğinden rahim dışında başka bir yere göç edebilir, ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Ancak uygun koşullarda takılırsa bu yan etkiler çok enderdir.
Hormon içeren spiraller ne sağlıyor?
Bakirli olanlardan en önemli farkı kanama miktarını ve adet sancısını azaltmaları. Bazı durumlarda sadece bu özelliklerinden faydalanmak için takılıyorlar.

6) TÜPLERİN BAĞLANMASI

Tüplerin bağlanması yöntemi zor bir işlem mi?
Tüpler yakma, bağlama ya da tüplerin çevresine halka takılması suretiyle bozulduğunda yumurta hücresi ile sperm hiçbir şekilde karşılaşmıyor. Dolayısıyla hamilelik oluşmuyor. En sık uygulama şekli genel anestezi altında, ameliyathanede laparoskopi yöntemiyle tüplerin yakılmasıdır. Koruyuculuğu yüzde 100’e yakın. Kadın yeniden çocuk sahibi olmak isterse tekrar operasyon gerektiriyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör

Etiketler:

« | »

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

sex hikayeleri