Her bitkinin çayı olur mu?

Prof. Dr. Erdem Yeşilada, Era Yayıncılık’tan çıkan ‘Doğadan Gelen Sağlık: Bitki Çayları’ adlı kitabında; bitkileri, etkilerini ve kullanım şekillerini anlatıyor: Fotosentez sonucu meydana gelen bileşenlerin biyolojik etki kuvvetlerine göre bitkiler üç grup altında toplanabilir:

Kuvvetli etkili bitkiler: İçinde kuvvetli biyolojik etkiye sahip bileşenler bulunan bitkilerin çay olarak kullanılması tehlikeli. Mesela, yüksükotu yapraklarında bulunan dijitoksin, kalp kasının kuvvetle kasılmasını sağlayan bir madde. Bu etkiyi gösterdiği miktarıyla öldürücü etkisinin görüldüğü miktar birbirine çok yakın. Dijitoksin saf madde olarak bitkiden ayrıştırılıp tablet halinde ve hekim kontrolünde kullanılır. Özellikle vücutta birikerek ‘Dijital intoksikasyon’ olarak tanımlanan zehirlenme tablosuna yol açabilir.

Orta etkili bitkiler: Uygun miktarlarda ve sıklıkta kullanıldığında zararlı olmayan ancak uzun süre, yüksek miktarlarda kullanıldığında bazı olumsuz etkilere yol açabilen bitkiler.

Zayıf etkili bitkiler: İçerisinde kuvvetli etkili bileşikler taşımayan, önerilen miktarlarda kullanıldığında sakıncalı olmayan bitkiler. Bu grup bitkilerin etkileri zayıf olduğundan, biyolojik etki giderek kuvvetlenir. Papatya, tıbbi nane ve ıhlamur bu tip bitkiler arasında.

ADAÇAYI: Hazımsızlık şikayetlerinde, iştah kaybında yararlanılır. Soğuk algınlığında aşırı terlemeyi azaltır. Ağız ve boğaz enfeksiyonlarında, yangılarında etkili.
Çay: Günde 2-3 defa, 2 gr. yaprak üzerine taze kaynatılan su ilave edilerek hazırlanan çay, fincanda üzeri kapatılarak 5-10 dakika demlendikten sonra içilir.
Gargara: 3-4 gr. yaprakla yukarıdaki şekilde demlenerek hazırlanan çayla gargara yapılır.

CiVAN PERÇEMi: Safra akışını artırır, spazmları giderir, ödem ve yangı giderici özellikleri var. Civan perçemi özellikle adet dönemlerinde sancı ve ağrıyı hafifletir. Ayrıca ateş düşürücü, terletici, idrar yolu antiseptiği, idrar artırıcı özellikleri bilimsel literatürde kayıtlı. Gerek beyin damarları ve gerekse koroner damarlar üzerinde kan sulandırıcı etkisi bulunur. Bu bakımdan kan sulandırıcı ilaç kullananların dikkat etmesi gerekir.
Çay: Günlük önerilen miktar 3-4 gr. çiçek ya da 4.5-6 gr. topraküstü kısmıdır. Günde 2-3 defa 1.5-2 gr. parçalanmış bitki kısmı taze kaynatılmış suyla kapaklı fincanda 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.

EKiNEZYA: Üst solunum yolu enfeksiyonlarından koruyucu ve tedavisinde yardımcı. Bağışıklık sisteminin etkinliğini destekler. Ekinezyanın etkisi, suda çözünebilen kafeik asit türevlerinden kaynaklanır. Daha yüksek etki için ekinezyanın toprak üstü ve köklerinin suda çözünmeyen bileşenlerini taşıyan şurup, kapsül gibi ilaç şekilleri halinde hazırlanmış ürünlerin çayla birlikte kullanılması önerilebilir.
Çay: Toprak üstü kısımlarından veya köklerinden hazırlanan çayın günde 5-6 defa sıcak su içerisinde 10-15 dakika demlenmesinden sonra içilmesi önerilir. Bir büyük fincan için 0.5-1 gr. bitki yeterli.

Farklı bitki türü, farklı etki

Bitkiler, birbirleriyle benzerliklerine ve farklılık-larına göre sınıflandırılır. Bu nedenle şimdiye kadar yeryüzünde 300 bini aşkın bitki taksonunun (sınıflandırmada en alt birim) tanımı yapıldı. Sınıflandırılan bitkilerin birbirleriyle yakın akraba olmaları nedeniyle, onların benzer kimyasal yapıla-ra sahip oldukları, dolayısıyla aynı biyolojik etkiyi sağlayacağını düşünmek son derece yanlış olur. Mesela, tıbbi nane (mentha piperita) melez (mentha aquatica, mentha spicata) bir tür ve yaprakları, kökenine göre değişen oranlarda, yüzde 40-90 civarında mentol taşır. Nane yapraklarının biyolojik yararları mentol içeriğiyle ilişkilendirilir. Halk arasında ‘nane’ olarak isimlendirilen ve pa-zarlarda satılan farklı bilimsel isme sahip türler var:

Tüylü nane (mentha longifolia)
Su nanesi (mentha aquatica)
Hatta bazıları ‘nane’ olarak isimlendirildiği halde bilimsel olarak nane türlerinden farklı bitki gruplarına ait:
Dağ nanesi (cyclotrichium niveum)
Kır nanesi (ziziphora clinopodioides)
Kedi nanesi (nepeta cataria)
Bu türlerin yapraklarında mentol oranı oldukça düşük miktarda ya da hiç bulunmaz. Dolayısıyla mentol içeriğine bağlı olarak bir etki söz konusu olduğunda tıbbi nane bitkisinin kullanılması gerekir. Aksi takdirde beklenen yarar sağlanaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.