Taksim’e Yapılacak Caminin Resmi !

— Mimar Sinan’ın 500 sene sonra kopya edilmesinin yanlış bir davranış olacağını, en azından Taksim açısından yanlış olacağını düşündük. Taksim’in modern Türkiye’nin ve Atatürk’ün fikirlerini bir nevi ifade eden bir merkez olarak gördük. Ve burada da çağdaş bir mimari ile yeni bir ekolle, yeni bir anlayışla camiye yaklaşmayı öngördük. Bunları da vakıfa kabul ettirdik. İki sene süren çalışmalarımızda bir çok alternatif proje üzerinde ben ve arkadaşlarım tartıştık. Ve sonunda teker teker alternatifler elenerek, Taksim Cumhuriyet Camisi ortaya çıktı.

— Tasarladığımız cami projesini yalnız bırakmak istemedik ve daha da büyüterek bir “Kültür Merkezi” olarak ele aldık.

— Arsamızın küçük olmasına karşın yer altına inerek, bir oditoryum, bir lokanta, bir takım sınıflar ve çalışma mekanlar ilaveten, dünya turistlerinin gelip gezeceği Dinler Tarih Müzesi’ni de bu projeye ilave ettik. Müze yerin altında camiden tamamen bağımsız olarak işleyecek.

— Yahudilik, Musevilikten başlamak üzere, Hristiyanlık ve İslamiyet katları olarak üç ayrı seviyede şekillenen ve yürüyen bantlarla birbirine bağlayan müzeyi dünya turistleri gelip gezecek. Ve böylece Taksim, medeniyetlerin bir beşiği, medeniyetlerin buluştuğu yer olarak bir kez daha dünyaya damgasını vuracak.

— Camiye gelince, ilk defa yeni bir formatta şekillenen ve modern mimariye doğru açılım yapan cami, eller üstünde, ellerin Allah’a dua eden yalvarış şeklinde açmış insanlardan oluşan kolonlar tarafından taşınan bir tabak üstünde oturmakta ve bu ana mekanda 300 kusur kişi namaz kılabilmektedir. Bu çanağın altında da yine bir 300 kişi hem namaz kılabilmekte, hem de namaz vakitlerin arasında buraya gelip çay içmek içebilmektedir. Cuma günleri ise platformun geri kalan kısmında toplam bin 500 kişi camide namaz kılabilmektedir.

— Bu projenin yeni bir ufuk açacağını ve artık bütün Hristiyan şehirlerine gittiğimizde ana meydanlarında gördüğümüz kiliselere karşı bizim de Taksimimizde böyle bir sembol eserin bulunması gerektiği kaçınılmaz bir durumdur.”

— Dileğim şudur ki, sayın Başbakanımızın onayı ile bu proje bütün çevrelerce tartışılsın. Geniş görüş birliği sağlansın ve oraya bir doğan güneş gibi veya bir batan ay gibi Taksim meydanında bu cami gerçekleşsin. Bu benim için büyük bir onur olacaktır. Bir Türk mimarın yaşayacağı, hayatında tadacağı en büyük onur, böyle bir projeye imza atmaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.